Güneş’in Oğlu, Mısır’ın Koruyucusu : Ra
Trendlerdeki Yazı

Güneş’in Oğlu, Mısır’ın Koruyucusu : Ra

0
ra

Mısır mitolojisi ve akabinde tarihi günümüzde bile farklı spekülasyonlar içerisinde gizemini koruyan bir tarih alanıdır. Tanrı ve tanrıçaları memnun etmek için yaptıkları değerli mimari eserler, ayin ve ritüeller tarihin gizli sayfalarında gömülü haldedir. Şüphesiz var olan gerçeklerden birisi de güneşin oğlu olarak görülen Tanrı Ra’dır. a şahin vücuduna sahip bir şekilde başının üzerinde kobra içinde güneş diskiyle tasvir edilir. Kobra ve şahin güç ile kudretin sembolleri olarak bu önemli tanrının koruyucuları ve yaverleridir. Kefren’den başlayarak bir çok firavun bu güçlü tanrının soyundan geldiğini ilan etmiştir.

Belki, Ra’nın diğer tanrı ve tanrıçalardan en büyük farkı ebeveynlerinin olmamasıdır. Ra’nın doğuşu hakkında kabul edilen görüş, Nun göksel sularından can bulduğu üzerinedir. Ra, özellikle Yeni Krallık döneminde (MÖ 1550-1070) ön plana çıkan bir mittir. Yeni Krallık döneminde Ra’nın tapınımı, tanrının hayat verici gücü ve ışığı ile ilgili olarak daha da önem kazanmıştır. Ra’nın heykelleri, tapınakları ve rahipleri Mısır’ın çeşitli bölgelerinde bulunmaktadır. İnsanlar, Ra’ya dualar ederek ve onu takdis ederek saygı gösterme şansına sahip olabilmektedir. Bu değerli tanrı hakkında birçok hikaye ve mit bulunmaktadır. Bunlardan en meşhur olanı Ra’nın gökte, yeryüzünde ve yer altında belirli zamanlarda bulunması üzerinedir. 

Ra hakkında en çok kabul gören mitlerden birisi de İsis tarafından zehirlenmesidir.

İsis İle Ra’nın Mücadelesi

Güneş Tanrısı Ra’nın farklı bir isminin daha olduğunu öğrenen tanrılar ve tanrıçalar, bu ismi bulma konusunda fazlasıyla merak içine girerler. Bu meraklı tanrılar ismi bulmak ve kudretinden yararlanmak konusunda kararlıdırlar. Bu nedenle tanrılar, doğru zamanı aramaya başlar fakat bilmedikleri bir şey vardır: Bu doğru zaman beklediklerinden daha kısa sürede ellerine geçecektir.

Güneş tanrısı Ra’nın sonsuz gücüne rağmen zayıflıkları bulunmaktadır. Artık eski kudretinde değildir. Zeki bir tanrıça olan Isis, Ra’nın gözyaşlarını ve salyalarını toplayarak yeryüzünde bu sıvıları toprakla karıştırır. Bu yöntemi izlemesinde ana etken Ra’yı hasta ederek ismi öğrenebilmektir. Yaptığı çamurlu yapıyı bir yılan şekline getiren İsis, büyü gücünü kullanarak yılanı canlandırıp Ra’nın geçtiği yollara yerleştirmiştir. Ertesi gün, Ra bir patikadan geçerken yılan ona planlandığı gibi saldırmıştır. Normalde bir yılan ısırığına karşı yenilmeyecek olan Ra, kendi özünden yapılmış zehire karşı koyamayarak kısa sürede hastalanmıştır. Ra ağrı ve ateşler içerisinde acı çekerken, Isis onun iyileşmesine yardım edebileceğini ancak bunun bir şartı olacağını söylemiştir. Bu şart, Ra’nın gerçek ismini söylemesidir. Ancak bu şekilde onu iyileştireceğini söyleyen İsis, cevabı büyük bir heyecan ile beklemeye koyulur. Fakat Ra bu isteğe cevap vermemektedir. Artık acıya dayanamayacağını anlayan Ra, herkesin bildiği isimleri saymaya başlar ama gerçek ismini asla söylememektedir. Isis, Ra’nın kendi ismini söylemediğinin farkındadır, onu yalnızca gerçek ismini verdiğinde iyileştirecektir. Acısı zaman geçtikçe yoğunlaşan Ra, İsis ile pazarlık yapmaya çalışır. Ra iyileştirilmesi karşılığında, Isis’in henüz doğmamış olan oğluna gözlerini vereceğini söyleyerek orta yol bulmaya çalışır. İsis bu anlaşmayı kabul eder. Verdiği söze sadık kalan Isis, Ra’yı bu ıstıraptan kurtarmak için yaptığı büyüyü bozar, böylelikle Ra sağlığına tekrar kavuşur.

İçeriği Dinle

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz mail bültenine katılın ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.